RSS

kovaların harbiliği ve açıksözlülüğü

saat 11 civarı kızlar iyice cozuttu.salonda okul çantalarıyla
kendilerine bir engelli parkur yaptılar.hoplayıp zıplıyorlar
üstünden.kızım aşağıdan şikayete gelecekler bak şimdi yeter dedim
lafımı bitirmemle kapı çaldı:)
alt kat komşum yaşlı nur yüzlü bir teyze kapıda.
kızım çok gürültü oluyor inan tavanda avizeler sallandı dedi.
bende çok özür dileriz bende farkındayım ,uyarmıştım kızları daha
dikkatli oluruz.
ama avize sallayacak kadar değildi neticede bu çocuklar 19 kilo hepi
topu 35-40 olsalar belki ama neyse dememle
elif salondan çıktı ağlayarak
kadına döndü
peki biz ne yapalımmmm ,biz daha çocuğuz hoplayıp
zıplayamayacakmıyız ,nerde oynayacağız haaa nerdeeee diye sen kadına
bir çemkir,bir çemkirr ben dumur tabii .dondum kaldım.
kusura bakmayın çocuk o falan dedim ama elif susmuyorrr
kadın ay pardon evladımmm ,neyse siz oynayım kızım sen ağlama bağırma
yavrum diye asansöre bir gidişi vardı ,görülmeye değerdi :)
kadın muhtemelen o tavanı kafasınada geçirsek bir daha gelmez diye
düşünüyorum.
eşime hep diyordum elif beni ergenlikte çok zorluyacak bunu
hissediyorum diye ,galiba ergenliği bulmayacak :)


Uzun zamandır yazmıyorum,yazamıyorum.Hem canım istemiyor hem de basiretim mi bağlandı bilinmez ?Ne yaptık bu kadar zaman ,nişledik diye sorulur elbet .En önemlisi 12 Ocak'da Elif'im göz ameliyatını oldu .(Konuyu bilenler bilir zaten bir daha geçmeyeceğim üzerinden neden olduğunun).Anne olarak hastanede ve sonrasında yaşadıklarım,hissettiklerimin tarifi mümkün değil ancak yaşayan yada anne olanlar anlayabilir.Ameliyat başarılı oldu amacına ulaştı.Hastane çıkışında en zorlandığım 2 şeyden biri Elif'in kan çanağına dönen gözlerine bakabilmek ,ikincisi ise kızımı razı etmeye çalışarak günde 3 kere 2 ayrı göz damlasını o gözlere damlatabilmek.Kaşımasına,ağlamasına mani olmayı ve Eftalya'nın değişen ruh halleri yukardaki ikisinden daha kolay geldi bana.Hastaneye gelen ikizanneleri.net grubundan teyzelerimiz(Aylin,Özlem ve Nilü)ve telefonla yalnız bırakmayan diğer grup üyeleri olamasa bu kadar metanetli bu kadar dik ayakta durabilir miydim bilmiyorum ? Kendi elleriyle beslediler Elif'i ,gazlı bezlerle akan damlalarını sildiler hem fiziken ,hem yürekten yanımdaydılar.

Gelelim bu günden akılda kalanlara ;

Elifim ameliyat önlüğünü ve kendisine verilen beyaz hastane terliklerini çok beğendi

Ameliyat öncesi; yani genel anestezi almadan evvel kendisine verilen kafa yapıcı şurubu bir hüpletmede içti ve 15-20 dk içinde maymuna döndü yavrum.

Ameliyathaneye doktoru Şule ZİYLAN'ın kucağında usul usul ,herşeyden habersiz mutlu ,mutlu girdi.

Odasını Yozgat'tan gelen 4 yaşındaki Mustafayla paylaştı.Mustafa'nın gözüne tüp takılacaktı ve onun ameliyatı bizimkinden daha uzun süren bir ameliyattı.Elif ameliyattayken ben Mustafa'yı sakinleştirdim ,tabii farkında olmadan oda beni :)Mustafa'dan aklımda kalan bir cümle''ya ana varak gidek Yozgat'a ''.Umuyorum oda iyileşmiş ameliyatı başarılı olmuştur.

Ameliyattan çıkıp odaya geldiğinde ilk kucağıma aldığımda kollarımda ''anne evimize gidelim''dedi.

Uyurken ve kendine geldiğinde hiç ağlamadı.Sadece uzunca bir süre gözlerini açmadı ,açmak istemedi kuzum.Ne zaman ki hemşire gelip'' gözlerini açmadan ve biz gözünün durumuna bakmadan gidemezsiniz'' dedi işte o an gözlerini kocaman ,çakmak çakmak açtı kızım.

Eve geldiğimizde durumu izah ettik.Gözlerini görmek istedi aynaya babasıyla beraber baktılar.Sonra ki hergün kanlanma azalmış mı diye ,aynaya baktı kendisi azaldıkça mutlu oldu ''anne gözlerim bak iyileşiyor ''dedi.

Ve en son iki incimiz .İkiside damlatmak istemediği göz damlasıyla alakalı ;

Elif'in göz dr aradım .Elifde kenarda beni dinliyor işte gözün tam içine damlatamıyoruz kirpik diplerine damlatıyoruz ama ağlayınca akıyor olur mu bir faydası yoksa haybeye mi uğraşıyoruz diye sormaktayım.Elimde de dr'un kartviziti var bu arada konuşma bitti telefonu kapattım .Benim cadı kaptığı gibi elimden kartviziti ''artık konuşma istemiyorum ben bu kartı atıyorum diyerek kartı çöpe postaladı '' cadı kızım :))

Akşam damlasını yapacağız tam ,Elif gene yanaşmıyor bir sürü bahane yok
su istiyorum,yok ayıcığımı ver sarılıcam ve enson çişim geldi
dedi.Tuvalete gittik klozette oturuyor çişini yapmakta


-kızım güzel güzel damlanı yapalım mı yoksa gene anneanne kollarından
tutsun mu ?
-anneciğim anneanne kollarımdan tutsun çünkü ben kaçmaya çalışıyorum


Kuzum aslında yaptırmak istiyorda psikolojik olarak korkuları buna
mani oluyor .Yaptığının farkında ama buna engel olamıyorum diyor
kısaca bana

Hoşgeldin Sefalar Getirdin mi 2010?

 
Posted by Picasa


2 hafta öncesinden babamızla beraber yılbaşı ağacımızı süsledik.İlk defa çam ağacı süslüyoruz çok mutlu olduk .Renkli renkli toplar,minik hediye paketleri,ufak noel babalar ,çam kozalakları bizi çok heyecanlandırdı.Hele birde babamız ağacı ışıklandırınca sevinçten yerimizde duramadık .3-4 gün ağaç bizim odamızda durdu akşamları odanın ışığını tamamen kapatıp sadece ağacın ışıklarıyla uyuduk .Telefonda konuştuklarımıza ağacımızdan bahsettik ,sizin ağacınız var mı diye sorduk.

Yılbaşı akşamı babamız gene gecikti :( Annemiz hepberaber yeniyıla girelim diye geç yatırdı bizi.Akşam yemeği herzaman olduğu gibi ;diğer günlerden farksızdı annemiz bu yılbaşı pek coşkulu değildi galiba ?Yeni yılın yeni başlangıçlar yeni umutlar getireceğini düşünmüyordu ,insan hayatını kendi şekillendiriyor,fırsatları çalışarak,azmederek kendi yaratıyordu .Yılları niye günah keçisi ilan ediyorduk ki?

Bizim hayatımızda ki gerçekler de ; bol eğlence,çokça kahkaha,dans ve oyundu.Bu yıl farkına bile varmadan o kadar çok şey öğredik ki ,geri dönüşümleriyle çevremizi şaşırttık :)Bazı cevaplarımızla annemizi dumur ettik ,espriler yaptık bizimkileri kandırdık sonrada şakacı yaptım sana diyerek güldük :)Bu yıl daha fazla büyüdük isteklerimizi dile getirmeyi,beklentilerimizi talep etmeyi,beklemeyi ,azda olsa uzlaşmayı öğrendik

Doğumgünü pastası ve saksıda çiçeklerimiz

Annemiz kağıt buruşturma tekniğiyle doğumgünü pastası yapmaya niyetlendi.Ben(Eftalya)bu etkinliği sevdim ama Elif için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil.
Annemiz krapon kağıtlarını ufak parçalar halinde kesti çoğunuda buruşturdu annemiz için güzel bir etkinlik oldu :)))

Ben (Elif)daha ziyade buruşturma ve yapıştırmadan çok kağıtları yeniden kesmek istedim.


Sonuçta Eftalya doğumgünü pastasını tamamladı birde üstüne benim pastama yardım etti :)



Annemiz uzunca bir süre kağıt buruşturma tekniğiyle etkinlik yapmayı düşünmüyor :)





Bunlarda saksıda çiçeklerimiz işlemleri bizim için biraz karmaşık olduğundan ailece yaptık.Annemiz ve babamız bize yardımcı olduğundan işlem sırasında fotoğraf çekemedik.




Çam ağacı süslüyoruz

Annemizin kestiği ağaçları ,daha önceden takı setimizin içinden çıkan renkli pullarla süsledik.
İki adet ağaç süsledik bunlar biri alttan ve biri üstten yarısına kadar kesilerek birbirine bantlarla monte ediliyor.

Ve işte 3 boyutlu ağacımız.İsterseniz odanızda masanızın üstünde,isterseniz ip yada misineyle duvardan odanıza sarkıtabileceğiniz bir süsleme .






Kurban Bayramımız

Bayramın 1.günü Turkuazoo
Turkuazoo tünel içi görüntüler




Bu bayram ev ziyaretleri yapmadık annemizin d.gribi korkusuna :( Annemiz ve babamızın dışında kimseyle bayramlaşamadık :(Ama olsun gene de dolu dolu bir bayram yaşadık.Bayramın ilk günü Forumİstanbul da olan Turkuazoo'yu gezdik.Biz çok beğendik bir sürü deniz canlısı vardı ve bunları yakından görme fırsatımız oldu.Biz en çok tüneli sevdik .Hatta ben (Elif)tünele girdiğimizde anneme ''aaaaa biz şimdi denizin içinde miyiz ''dedim :))
Bense(Eftalya)ufak vantuzların bulunduğu akvaryumun içindeki abiyle konuştum.Çok ilgimi çekmişlerdi cama burnumu dayayarak bakıyordum ki ;
abi -sen de akvaryumun içine gelmek istermisin ?
eftalya- gelemem ki üstüm ıslanıy
Abi -sana göre kıyafetlerimiz var
eftalya- ama benim evde mayolarım var onları alıp öyle geleyim
sonra bir şeyi merak ettim acaba ;
eftalya:bunlar beni yey mi ?
abi:hayır yemezler
eftalya:peki ısıyıylar mı ?
abi:ayağınla üstüne basarsan ısırabilirler
eftalya :peki o zaman üstüne basmam bende
Gezimizin sonlarına doğru bu kadar balık ve su olayı bende(Elif)sulu boya yapma isteği uyandırdı .Boyalarımızı da yeni almıştık hazır suda vardı anneme suluboya yapacağım diye tutturdum :(

Anneden notlar:Çocuklarla gezilesi ,büyülü,insanı hayal dünyasında yaşıyormuş hissi uyandıran şık bir mekan .Gezilmesi,görülmesi tavsiye edilir.Yalnız çocuklarla gezme zamanını biraz az tutmakta fayda var bir süre sonra sıkıntı elametleri baş gösteriyor :)

Turkuazoo gezildikten sonra Forumİstanbul'un orta bahçesinde bulunan cafede annemizle ,babamız kahvelerini içerken bizde limonlu cheesecakemizi bir güzel mideye indirdik.İlk defa deniyoruz bu keki ama ben(Elif)çok sevdim çatal ,çatal yedim iyice nefsimi köreltince de kalanının kardeşimin (Eftalya)yemesini uygun buldum :))




Forumİstanbul'un orta bahçesine birde mini buz pisti koymuşlar.Pistte kayan eğitmen abilerle epeyce bir cilveleştik sonunda cazibemize dayanamayıp kucakladıkları gibi bizi de beraberlerinde kaydırdılar .Abiler çok hızlı kaydılar biz şahsen korkmadık, aksine kahkalarımız Forumİstanbul da yankılandı ama annem çok korktu resmen beti-benzi attı .Ben(Eftalya)ısrarla pistte kaymak istedim bu konuda da anneme ısrarcı oldum.Annem bizim için yaş sınırını öğrendi 3,5 yaşını geçmiş çocuklarla bu çalışma yapılabiliniyormuş .Annemize ''biz büyüğüz yapabiliriz 3,5 yaşımızı geçtik ama ''dedik annem de başka bir zaman deneyebileceğimizi söyledi .Çünkü daha ikea'ya gidik odamıza masa ve sandalye beğenecektik :(





Bayramın 2.günü Cevahir AVM gittik.Ritüelimiz olan trene bindikten sonra annemiz ''hadi kum boyama yapalım ''dedi.Şimdiye kadar kum boyama yapmamıştık çok ama çok heyecanlandık.Önce birer şablon seçtik .Ben (Elif)bir doğumgünü pastası ,bense(Eftalya)fare ve kedi olan bir şablon seçtim.Annemiz heyecanlı anlarımızda çok hızlı kararlar verdiğimizi bildiğinden'' bir kere daha şablonlara bakın bunları boyamak istediğinizden emin misiniz ''diye sordu.EVETTTTTT
Babamız ve annemizle birlikte güzel bir çalışma oldu ta ki ben(Eftalya)ağlayana kadar.Niye ağladım ;Elif'in yapmış olduğu çalışmanın daha güzel olduğunu düşündüm ve bir de pasta temalı kum boyama yapmak istedim.Ama annemle ,babam kararımı verirken iyi düşünmem gerektiğini söyleyip yeniden yapmama müsade etmediler :( Uzunca bir süre ağladım hatta alışveriş merkezinden çıktık annemle-babam bir cafede oturup çay içiyorlardı, ben hala ağlıyordum.Kardeşimin ağlamasına dayanamadım (Elif)o kadar içli ağlıyordu ve annemizle-babamız kardeşimi ikna edemiyorlardı.Bende(Elif)elimdeki çalışmayı Eftalya'ya verdim ''al kardeşim ağlama bu senin olsun''dedim.Aradan 1-2 dk geçince ''sakinleştin mi artık ''diye Eftalya'ya sordum .Artık sakinleşmiş kendi boyama çalışmasını benden almak istiyordu.Çalışmaları değiş-tokuş ederken Eftalya ''ben bu boyamayı beğendim herkese göstermek istiyorum'' dedi.Annemizde hemen yanımızda oturan gruba gidip gösterebileceğimizi söyledi.Ordan da gelip göstermemiz yolunda istek olunca hemen ablanın kucağına oturup resmimizi gösterdik,nasıl yaptığımızı anlattık.Abla bize kumların renklerini teker teker sordu ve bizde cevapladık.Abla ve diğerleri çalışmalarımızı çok beğenip bizi tebrik ettiler.Bir kriz anınıda böylece tatlıya bağladık :))







Bayramın 3.günü evimizde geçti.Babamızla birlikte ilk sulu boyama çalışmamıza imza attık.Annem tek başına bu çalışmaya imza atmaya cesaret edemiyordu :))Ben (Elif)pastel boyamadan gelen alışkanlıkla fırçayı kağıda çokça bastırıyordum bu sebebten babamdan bolca ikaz aldım .Aramızda kalsın babamın sabrı bu tür çalışmalarda anneme göre çok daha az çıktı :))
Annem daha sonra çalışarak bu durumun üstesinden gelebileceğimi söyledi bu da beni mutlu etti :)

Ben(Eftalya)bu sulu boyama olayının mantığını ilk dakikadan anladım .Yavaş,yavaş fırçayı kullanmak tüy gibi kağıtla buluşturmak gerekiyordu :)













Düşen bir yaprak görürsen beni hatırla demiştim

:))))))))))Evet başlığa bakarak ayyy Yasemin romantik bir yazı yazmış diyorsanız çok yanılıyorsunuz .Bu blog benim değil aslında benim cadıların.Kendimle ilgili ya 1 ya 2 yazı vardır en fazla .Ama düşen yapraklar ,sonbaharda sevme durumunun gerçeklik payı var .Eşimle 95 yılının kasım ayında tanıştık 2001 yılı kasım ayında evlendik.Düşen yapraklar o zamanda vardı şimdide var sevgi o zaman vardı şimdi ........
Neyse biz konuya gelelim konu nedir ;kızlarla sonbahar çalışması .Etkinlik kaynağımız sevgili Relia'nın blogu olan http://etkinlikdunyasi.blogspot.com/2009/10/sonbahar-agac-kes-yapstr.html
İşte resimler haaa bu arada belirteyim yaprakları ben kestim tabii ki :))